Rusya

MENU
Rusya

Resmi Adı: Rusya Federasyonu
Başkenti: Moskova
Nüfusu: 142.905.000
Yüzölçümü: 17 075 400 km²
Konuşulan Diller: Rusça (Bölgelerde 27 diğer dil de resmi statüdedir)
Para Birimi: Ruble
GSMH: 2.029 milyar Dolar/ Kişi başı 17.594 Dolar (2012)
Etnik Yapı: Rus (% 81), Tatar (% 3,7), Ukraynalı (% 1,4), Başkurt (% 1,1), Çuvaş (% 1) ve Diğer halklar (% 0.8). Rusya'da yaşayan Türk soylu halkların başlıcaları: Tatarlar, Başkurtlar, Azeriler, Özbekler, Kırgızlar, Çuvaşlar, Tuvalar, Altaylar, Yakutlar, Karaçaylar, Balkarlar, Kumuklar, Nogaylar ve Ahıska Türkleri.

Önemli Siyasi Partiler

  • Birleşik Rusya Partisi (Dmitri Medvedev)
  • Komünist Parti (Gennadi Zuganov)
  • Liberal Demokratik Parti (Vladimir Jirinovski)
  • Adil Rusya Partisi (Sergey Mironov)

Üyesi Olduğu Uluslararası Kuruluşlar
Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Bağımsız Devletler Topluluğu, Şanghay İşbirliği Örgütü, BRICS, Ortak Güvenlik Anlaşması Örgütü, G-8, BDT, ASEAN, Asya Bölgesel Güvenlik Forumu, Gümrük Birliği, Ortak Ekonomik Alan, Avrasya Ekonomik Topluluğu, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Forumu, Güneydoğu Asya Ülkeleri Örgütü (ASEAN), Uluslararası İmar Bankası (BIS), Karadeniz Ekonomik İşbirliği, Baltık Ülkeleri Konseyi, Gümrük İşbirliği Konseyi, Avrupa Nükleer Araştırma Teşkilatı (CERN), Avrupa-Atlantik Ortaklık Konseyi (EAPC), Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası (EBRD), Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (ECE), Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCAP)

Büyük Şehirleri
Moskova, St.Petersburg, Novosibirsk, Nijni Novgorod, Yekaterinburg

İklimi
Karasal

İnternet Alan Adı
.ru, .рф, .su

Telefon Kodu
+7

Resmi Tatiller ve Bayramlar

  • 1-5 Ocak Yılbaşı
  • 7 Ocak Noel
  • 23 Şubat Vatan Muhafızları Bayramı
  • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü
  • 1 Mayıs İlkbahar ve Çalışma Bayramı
  • 9 Mayıs Zafer Bayramı
  • 12 Haziran Rusya Ulusal Günü
  • 4 Kasım Ulusal Birlik Bayramı

Coğrafi Konum
Rusya Asya'nın kuzeyinde Avrupa'nın doğu kısmında bulunmaktadır. Dünyanın en geniş ülkesi olan Rusya'nın yüzölçümü 17,098,242 km²'dir. Asya kıtasının büyük bir bölümüyle, Doğu Avrupa topraklarının bir kısmına yayılmıştır. Rusya'nın komşuları arasında kuzeybatıda Norveç, Finlandiya; batıda Polonya, Estonya, Litvanya, Letonya, Beyaz Rusya; güneybatıda Ukrayna; güneyde Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Çin, Moğolistan ve Kuzey Kore ile denizden ise Japonya ve ABD ile sınır komşusudur. Kara sınırlarının uzunluğu 22,125,3 km'dir. Rusya'nın etrafını çevreleyen denizler kuzeyde Kuzey Buz Denizi, Kara, Laptav, Sibirya, Çukçi; doğuda Okhotsk ve Japon; güneyde ve güneybatıda Hazar, Azak ve Karadeniz ve kuzeybatıda Baltık Denizi'dir.

Rusya topraklarıyla denizleri kuşatan en büyük kıta ülkesidir. Dağlık ve tepelik olmaktan çok ormanlık ve ovalıktır.

Akarsuları ve gölleri yönünden zengin olan ülkenin, bu çerçevede en önemli özelliği nehirlerin kaynak ve dağılma alanlarının ülke sınırları içerisinde kalmasıdır. Lena, Yenisey, Ob ve Volga nehirleri ülkeyi kuzeyden güneye uzanan ve su debileri en yüksek olan akarsulardır.

Rusya 850 milyon hektar ile dünyanın en büyük ormanlık alanına sahip ülkesidir. Bitki örtüsü kuzeyden güneye doğru keskin bir şekilde değişir. Kuzey kıyılarında 164,400 km2 genişlikte tundralar, Baltık Denizi’nden Büyük Okyanus'a kadar kozalaklı ağaçlardan oluşan tayga ormanlarını stepler takip eder. Stepleri ise güneye doğru geniş kara orman kuşağı izler. Dünya tatlı sularının dörtte biri ülkede yer almaktadır. Orta Sibirya'nın güneyinde yer alan Baykal Gölü derinlik bakımından dünyada birinci, 31.500 km2 yüzölçümü, 640 km kıyı uzunluğu ile büyüklük açısından dünyada ikinci sıradadır.

Rusya topraklarında 11 saat dilimi bulunmaktadır.

İklim
Rusya kış koşullarının ağır olduğu soğuk bir iklim tipine sahiptir. Dört iklim kuşağında bulunmaktadır: Arktik Okyanusu ve adalarında Arktik ve Subarktik iklim, Karadeniz kıyısında küçük bir alanda subtropikal iklim ve ülkenin iki büyük bölümünde kıtasal iklim ve ılıman iklim görülmektedir.

Batıdan doğuya Atlantik Okyanusu’nun yakınındaki bölgeler okyanus iklimi etkisi altındadır.

Arktik ikliminde, güneşin batmadığı nisan ayının başından eylül ortasına kadar günler oldukça uzun, geri kalan 6 ay boyunca ise oldukça kısadır. Ülkenin Avrupa tarafında Atlantik'in etkisiyle batıdan doğuya havanın hızla ılımandan karasala doğru değiştiği bir iklim tipi görülmektedir. Batı Sibirya Ovası, Altay'dan Sayan Dağları’na kadar karasal bir iklim etkisi altındadır. Doğu Sibirya'da ise sert bir kıtasal iklim görülür. Ülkenin Uzak Doğu kısmında ise muson iklimi etkili olmaktadır.

Rusya'da en soğuk ay ocak, kıyı kesimlerinde ise şubattır. En düşük sıcaklık Doğu Sibirya'dadır. Ocak ayında ortalama sıcaklık -50°C'dir. 1892'de Verhoyansk'ta de sıcaklık -68°C'ye kadar düştüğü kaydedilmiştir.

Nüfus
2010 yılında yapılan son nüfus sayımına göre ülkenin nüfusu 142.856.536 kişidir. 2013 yılı tahmini verilerine göre ise nüfus 143.548.980 kişidir. Rusya'da nüfus son yıllarda gerilemektedir. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu önlem alınmadığı takdirde, 2050 yılında ülke nüfusunda 1/3 oranında azalma olabileceğini öngörmektedir.

Rusya dünyada en fazla etnik nüfusu barındıran ülkedir. Ülkede yaklaşık 100 farklı ulustan insan yaşamaktadır. Bunlar arasında nüfusun % 81'ini oluşturan Ruslar ilk sıradadır. Nüfusun geri kalanında % 3,7 ile Tatarlar, % 1,4 ile Ukraynalılar, % 1,1 ile Başkurtlar, % 1 ile Çuvaşlar ve 0,8 ile diğer uluslar yer almaktadır.

Ülke nüfusunun % 73'ü şehirlerde % 27'si köylerde yaşamaktadır. Şehirli nüfusun üçte biri on üç büyük şehirde yaşamaktadır. Bu şehirler Moskova, Petersburg, Novosibirsk, Kuzey Novgorod, Yekaterinburg, Samara, Omsk, Kazan, Çelyabinsk, Rostov-na-Donu, Ufa, Volgograd, Perm'dir.

Rusya'daki nüfus azalmasından dolayı 2007 yılında, nüfusu artırmak için çeşitli projeler geliştirilmiştir. Bu durum olumlu sonuç vermiş, 2008 verilerine göre 1992 yılından beri nüfusun arttığı ilk yıl olmuştur. Ülkede yaş ortalaması 37,1'dir. Köyde yaşayan kadın başına çocuk ortalaması 1,50 iken, şehirlerde 1,25'tir.

Ülkenin resmi dili Rusçadır. Ülke nüfusun % 98'i bu dili konuşurken kalan % 2 Tatarca, Almanca, İngilizce, Ukraynaca, Çeçence ve Çuvaşçayı anadili olarak kullanmaktadır.

Nüfusun % 30'u ateisttir. Rusya'da inançlı insanların % 80'ini Ortodokslar, kalan kısmını ise Müslümanlar, Katolikler, Protestanlar, Yahudiler ve Budistler oluşturmaktadır. Müslüman nüfusun çoğunluğu sayıları 7-9 milyon olan Tatarlardan oluşmaktadır.

İdari Bölümler
Ülkede 83 idari birim bulunmaktadır. Bu idari birimlerin içinde Adıgev Cumhuriyeti, Altay Cumhuriyeti, Başkurdistan Cumhuriyeti, Buryatya Cumhuriyeti, Çeçenistan Cumhuriyeti, Çuvaşistan Cumhuriyeti, Dağıstan Cumhuriyeti, Hakasya Cumhuriyeti, İnguşetya Cumhuriyeti, Kabardin-Balkar Cumhuriyeti, Kalmıkya Cumhuriyeti, Karaçayev Cumhuriyeti, Karelya Cumhuriyeti, Komi Cumhuriyeti, Mariy-El Cumhuriyeti, Mordovya Cumhuriyeti, Kuzey Osetya-Alanya Cumhuriyeti, Saha (Yakutya) Cumhuriyeti, Tataristan Cumhuriyeti, Tuva Cumhuriyeti, Udmurtya Cumhuriyeti olmak üzere 21 cumhuriyet bulunmaktadır. Bu cumhuriyetlerin, Rusya Anayasası’na göre diğer birimlerden farklı olarak kendi anayasaları ve resmi dilleri vardır. Fakat bu devletler Rusya Federasyonu içinde özerk devlet statüsündedir. Cumhuriyetlerin başkanını meclis onayı ile birlikte Rusya başkanı tayin etmektedir.

Diğer idari birimlerden biri ise çeşitli anayasal hükümlerin uygulandığı kraylardır. Bunlar: Altay, Nabarovsk, Krasnodar Krasnoyarsk, Primorsk ve Stavropol'dur.

Bunların dışında Moskova ve Petersburg olmak üzere iki federal şehir, Yahudi Özerk Bölgesi adıyla bir özerk bölge ve dört özerk yöre: Nenetsk, Hantı-Mansisk, Çukotka ve Yamalo-Nenetsk bulunur. Ayrıca ülkede 46 adet vilayet de vardır. Bu federal birimlerin hepsi eşit bir biçimde, iki delege ile Federasyon Meclisi’nde temsil edilirler.

Rusya yedi federal bölgeden oluşmaktadır. Bu uygulama Haziran 2000'den itibaren merkezi sistemi güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.

Moskova, Rusya Federasyonu'nun başkentidir. Aynı zamanda ülkenin en önemli politika, ekonomi, ticaret, eğitim ve kültür merkezidir. Şehirde üç uluslararası havaalanı, dokuz demiryolu istasyonu ve üç liman bulunmaktadır. 2013 tahmini verilerine göre metropol nüfusu 11.979.529 kişidir. Resmi olmayan verilere göre ise turistlerle birlikte bu rakam 20 milyonu geçmektedir.

Şehir aynı zamanda ülkenin en önemli kültür merkezidir. Şehirde çok sayıda yükseköğretim kurumu bulunmaktadır. Bunlardan en ünlüsü Moskova Devlet Üniversitesi (MGU), 1755 yılında ünlü bilim insanı Mihail Lomonosov tarafından kurulmuştur. Ayrıca şehirde çok sayıda tarih ve sanat müzesi de bulunmaktadır. Bunlar arasında en bilinenler Tretyakovskaya Sanat Galerisi ve Puşkin Müzesi'dir. Turistlerin en fazla ziyaret ettiği yer olan Kızıl Meydan Moskova'nın simgesidir.

Kuzeyin başkenti olarak kabul edilen Petersburg ise Moskova'dan sonra ülkenin en önemli sanayi, kültür ve ekonomi merkezidir. 17. yüzyıldan 20. yüzyılın ilk çeyreğine dek, çarlık dönemin başkenti olmuştur. Şehir Kuzey Avrupa'da yer alır. Baltık Denizi’ne kıyısı vardır ve Neva Nehri üzerine kurulmuştur. Petersburg müzeleri, köprüleri ve mimari yapılarıyla ünlüdür. Şehir aynı zamanda UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer almaktadır. Şehirde yaklaşık 100 küçük nehir, 20 kanal, 342 köprü bulunmaktadır. Dünya’nın en büyük müzelerinden biri olan Ermitaj Müzesi de Petersburg’un tarihi güzelliklerinin arasında yer alır. Rus Çarlığı döneminden kalan pek çok saray, özel mülk ve kilise dünyanın dört bir yanından gelen turistlerin ilgisini çekmektedir.

Devlet Yönetimi
Rusya Federasyonu, adından da anlaşıldığı gibi, federatif demokratik bir cumhuriyettir. Rusya anayasası, 12 Aralık 1993 yapılan halk referandumuyla kabul edilmiştir. Ülkede, devletin başı olan devlet başkanı 6 yılda bir yapılan seçimlerle belirlenmektedir. Rus Anayasasına göre, aynı kişi üst üste sadece 2 dönem devlet başkanlığı yapabilmektedir. Devlet başkanı ülkeyi yönetir ve yürütmede önemli bir ağırlığı vardır. Rusya Devlet Başkanı aynı zamanda Rusya Silahlı Kuvvetleri'nin Başkomutanıdır. Başbakan başkanlığındaki hükümet, yürütme yetkisine sahipken, Yasama yetkisi ise, Federal Meclis'in alt kanadı olan Duma ve Federal Meclis'in üst kanadı olan Federasyon Kurulu'ndan oluşan Federal Meclis'e aittir. Federasyon Kurulu'nda her bölgeden iki temsilci bulunur. Duma'da seçimle belirlenen 450 milletvekili bulunmaktadır.

Rusya hükümeti başbakan, başbakan yardımcıları ve federal bakanlardan oluşur. Başbakan, görevine devlet başkanı tarafından Duma'nın onayıyla atanır. Rusya'da Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay gibi anayasal yüksek devlet kurumları yargı makamını oluşturmaktadır.

Ekonomi
Rusya, Uluslararası Para Fonu’nun 2012 verilerinden hareketle Gayri Safi Yurt İçi Hasıla hacmine göre dünyada sekizinci sırada bulunmaktadır. 1991'den sonra serbest piyasa ekonomisine geçiş döneminde oldukça sıkıntı yaşanmış, özellikle 1998 krizi sonrasında ekonomik alanda pek çok radikal değişiklik yapılmıştır.

2000'li yıllarla birlikte ise ekonomide ilerleme kaydedilmiştir. Özellikle 2008 Dünya ekonomik krizine dek olan dönemde, dünya petrol fiyatlarındaki artış sebebiyle Rusya ekonomisi bu durumdan karlı çıkmış ve yükselişe geçmiştir.

Ülke ekonomisinin temel gelir kaynakları büyük oranda petrol, doğalgaz ve madenlerdir. Dünyanın en fazla doğalgaz rezervine sahip ülke olan Rusya, kömür rezervleri açısından dünyada üçüncü sırada yer alır. 2008 dünya enerji istatistiklerine göre, ham petrol rezervinde ise Rusya, Orta Doğu ülkeleri ve Venezuela'dan sonra gelmektedir. Bu ürünler, Rusya ihracat gelirlerinin üçte ikisinden fazla kısmını oluşturmaktadır.

Rusya, yakıt çıkarım ve işletme, elektrik üretim ve nakil aşamalarının tümünü bünyesinde barındıran ‘Enerji Kompleks’lerine sahiptir. Rusya'da mineral hammaddelerin hemen hemen tümü çıkarılmaktadır. Bunlar arasında petrol, doğal gaz, kömür, demir cevheri, apatit, potasyum tuzu, fosfor, elmas ilk sıralardadır. Ayrıca, Yakutistan'da uranyum yatakları bulunmaktadır. Bunlar Rusya'da şimdiye dek bulunmuş en zengin yataklardır. Ülke rezervinin yarıdan fazlası burada çıkartılmaktadır.

Petrol ve doğalgaz boru hatları konusunda da etkin olan ülke, Batı Avrupa’ya ve Türkiye'ye büyük miktarlarda doğalgaz satmaktadır. Rusya petrol ve doğalgaz boru hatlarıyla Güneydoğu Asya pazarına da girmeyi planlamaktadır. Boru hattı ulaşımında en büyük kuruluşlar Gazprom ve Transneft'tir.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından özel sektörün ortaya çıkması ve yabancı girişimcilerin ülkeye gelmesi ile özellikle hizmet sektörü büyük gelişim göstermiştir. Ticaret, ulaşım, hizmet, turizm ve bunlara ek olarak güvenlik, eğitim ve sağlık hizmetlerindeki iyileştirmeler ekonomiye canlılık kazandırılmıştır. Rusya'da 100 den fazla kaplıca bulunmaktadır. Özellikle Karadeniz kıyısı, Kafkasya Bölgesi kaplıcalarıyla ünlüdür.

Rusya'nın ihraç ettiği ürünlerin başında petrol ve yan ürünleri, gaz, kömür, çelik, alüminyum, nikel ve bakır başta olmak üzere renkli metaller gelmektedir. 2011 verilerine göre en çok ihraç yaptığı ilk beş ülke sıralaması % 12.2 ile Hollanda, % 6.4 ile Çin, % 5.6 ile İtalya, % 4.6 ile Almanya, % 4.2 ile Polonya şeklindedir

Rusya'nın ithal ettiği ürünlerin başında makine ve ekipmanları, otomobil ve yük araçları, kıyafet, ayakkabı ve diğer tüketim ürünleri yer almaktadır. Rusya'nın en çok ithalat yaptığı ülkeler arasında ilk üç sırada Çin, Almanya ile Ukrayna yer almaktadır.

Rusya ekonomisi, dünya petrol-doğalgaz fiyatlarının yüksek düzeyde seyretmesi ve siyasi istikrarın katkısıyla 2003-2008 döneminde ortalama % 7 oranında büyümüştür.

Küresel ekonomideki yavaşlama ve Avro Bölgesi’ndeki durgunluğa rağmen, ülke ekonomisi 2012 yılında da yaklaşık % 3,5 oranında büyümüş, GSYİH 1,95 trilyon dolara, kişi başına gelir 13.700 dolara yükselmiştir. Rusya ekonomisinin önümüzdeki 5 yıllık dönemde de % 3-4 aralığında büyümesi beklenmektedir.

2012 yılında ekonomik görünümü olumlu yönde etkileyen diğer unsurlar işsizlik ve enflasyon rakamları olmuştur. Yılsonu itibarıyla işsizlik oranı % 5,3’le tarihindeki en düşük seviyelere inerken, enflasyon da tek haneli rakamlarda (% 6,6) seyretmiştir. Rusya ekonomisine bakıldığında özellikle düşük gelirli nüfusun küçük şehirlerde yaşadığı görülmektedir. Ülke vatandaşları arasında gelir dağılımı dengesi sağlanamamıştır.

Eğitim
Rusya’da eğitim seviyesi oldukça yüksektir. Anayasada belirlenen temel eğitimin süresi on bir yıldır ve zorunludur.

Rusya'da eğitim sistemi okul öncesi, genel eğitim, mesleki eğitim ve yüksek eğitim olarak ayrılmaktadır. Zorunlu eğitimde, 6-7 yaş arası okul öncesi eğitim alan çocuklar, daha sonra 4. sınıfa kadar temel eğitim, 5-9 arası sınıflarda genel orta eğitimlerini tamamlarlar. Rusya'da lise sonrasında üniversiteye giriş için öğrencilerin kendi alanlarında yapılan sınavda başarılı olma şartı aranır. Son yıllara kadar yüksek eğitim kurumlarının kendi hazırladıkları sınavları adaylara uyguladıkları yöntem değiştirilmekte, üniversiteye girişin devlet sınavı ile merkezi sistem üzerinden yapılması üzerinde çalışılmaktadır.

Pazar ekonomisine geçişle birlikte ülkede özel eğitim kurumları da açılmaya başlanmıştır. Günümüzde Rusya'da çoğu devlet üniversitesi olan 1134 adet yükseköğretim kurumu bulunmaktadır.

2008 yılına kadar 5 yıllık yüksek eğitim mezunlarını yüksek lisans çerçevesinde değerlendiren eğitim sistemi değiştirilmiş, yüksek eğitim lisans, yüksek lisans ve doktora olarak Avrupa standartlarında kategorize edilmiştir.

Moskova'da 200, Petersburg'da 80 yüksek eğitim kurumu bulunmaktadır. Dünyanın sayılı üniversiteleri arasında bulunan Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi 1755 yılında kurulmuştur. Lenin tepelerinde kurulu ana binası ile ünlü üniversitenin, şehrin çeşitli bölgelerinde bulunan 25 fakültesi vardır. Rusya Bilimler Akademisi, Petersburg Devlet Üniversitesi, Kazan Üniversitesi ülkenin diğer önemli yüksek eğitim kurumlarından ve araştırma merkezlerindendir.

Dış İlişkiler
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ni oluşturan 15 devlet içerisinde, merkez otorite durumunda olan Rusya, Sovyetler Birliği'nin dağılması ve Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) kurulması sürecinde de belirleyici ülke olmuştur. Bu nedenle ülkenin dış politikasında, BDT ülkeleri önemli bir yer tutar.

Yakın geçmişte iki kutuplu dünyanın merkezlerinden biri olan Rusya, günümüzde dış politikasını, güçlü yaklaşımlardan doğan uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde ve çok yönlü işbirliği temelinde oluşturmaktadır.

Rusya Federasyonu'nun ilk Devlet Başkanı Boris Yeltsin tarafından 1993 yılında açıklanan "Dış Politika Konsepti Belgesi", 2000 yılında göreve gelen Vladimir Putin tarafından güncellenmiştir. Rusya’nın dış politika faaliyetlerinin temelinde; ülkede sosyal ve ekonomik gelişmenin sağlanması, demokrasinin gelişmesi, halkın refahının artması, Rusya devlet yapısının sağlamlaştırılması, ülkenin güvenliğini sağlama ve iç gelişim hacminin artışı için en elverişli durumların oluşturulması vardır.

Rusya hükümeti uluslararası hukukun üstünlüğüne inandıklarını ifade etmekte ve Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Birliği ve NATO ile yapılan görüşmelerde uluslararası terör, organize cinayet, narkotik tehdit, insan ticareti ve yasadışı silah ticaretine karşı sistemli bir hareket planı düzenlenmesi için devletlerarası düzeyde çalışmalar yapılmasına destek vermektedir.

Rusya dış ilişkilerinde benimsediği çok yönlülük ilkesini sağlamak için farklı uluslararası kuruluşlarla işbirliğini geliştirmiştir. 2002 yılında G-8 zirvesine katılan Rusya, 2006'da zirveye başkanlık yapmıştır. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın yetkinliğinin arttırılması gerektiğini düşünen Rusya, Asya ve Pasifik Bölgesi ile Latin Amerika'da yetkili yerel kuruluşlarla da işbirliği içerisindedir.

Küresel güç olmak için bölgesel güç olmak gerekir, anlayışından yola çıkan Rusya için yakın komşuları olan BDT ülkeleri ile ilişkileri çok önemlidir. 1992'de kurulan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın üyesi olan Rusya, 1996 yılında Beyaz Rusya ile ‘Birlik Devlet Anlaşması’, 2000 yılında ise "İki Devlet Birliği" kurulmasına ilişkin anlaşmayı imzalamıştır. Beyaz Rusya, BDT ülkeleri içinde Rusya'nın ekonomik ve politik alanda en önemli partneridir. Beyaz Rusya özellikle ekonomik alanda Rusya'dan yardım almaktadır.

Ekim 2000'de Avrasya Ekonomik Topluluğu Anlaşması'nın imzalanmasına öncülük eden Rusya, Eylül 2003'de Ukrayna, Beyaz Rusya ve Kazakistan ile ‘Ortak Ekonomik Alan’ kurulması konusundaki anlaşmayı kabul etmiştir.

Gene yakın komşuları ile ilişkileri çerçevesine 1992 yılında Çin Halk Cumhuriyeti ile başlayan görüşmeler, 1996'da Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan'ın da katılımıyla Şanghay Beşlisi olarak anılan işbirliği teşkilatını oluşturmuştur. 2001 yılında Özbekistan da gruba katılmış ve birlik Şanghay İşbirliği Örgütü adını almıştır. Rusya'nın Çin Halk Cumhuriyeti ile ilişkileri, Temmuz 2001'de "İyi komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması" ile revize edilmiş ve geçmiş dönemde iki ülke arasında yaşanan sıkıntıların gelecekte yinelenmemesi adına tarafların birbirinden toprak talep etmeyecekleri söz konusu anlaşmada altı çizilerek belirtilmiştir.

Şanghay İşbirliği Örgütü'nde gözlemci statüsünde bulunan Hindistan ile Rusya'nın ilişkileri son yıllarda hızlı bir ivme kazanmıştır. Çin'den sonra Rusya'dan en fazla silah alan ülke durumunda olan Hindistan'la 2000 yılının Ekim ayında imzalanan Stratejik Ortaklık Beyannamesi’nin ardından, Kasım 2003'de ‘İkili Ticaret, Nükleer ve Uzay Teknolojileri alanlarında İşbirliğini Geliştirmeyi’ öngören bir anlaşma imzalanmıştır. Mayıs 2008'de imzalanan ‘Hindistan-Rusya Sivil Nükleer Anlaşması’ ile Hindistan'ın diğer ülkelerle nükleer ticaret yapmasına fırsat tanınmıştır.

2003 yılında Avrupa Birliği ve Rusya arasında ‘Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması’ imzalanmıştır. Rusya, AB'nin üçüncü büyük ticaret ortağı konumundadır. İlişkiler, karşılıklı ekonomi, politik ve askeri stratejik çıkarlar temelinde gelişmektedir.

SSCB'nin dağılmasının ardından, uluslararası arenada dengelerin değiştiği ortamda ABD ve Rusya ilişkileri kimi zaman gergin ama çoğunlukla belirsiz olarak seyretmiştir. Özellikle Orta Asya ve Kafkasya bölgelerinde etkin olma isteği iki ülkeyi karşı karşıya getirmektedir. Rusya'nın dış ilişkilerinde önemli kozu olan enerji politikalarında, ABD özellikle Rusya'nın içinde olmadığı projeleri desteklemekte bölgede Rusya etkisini azaltmak istemektedir. ABD'nin Eylül 2001'deki terör saldırısının ardından, uluslararası terörün ortadan kaldırılması gerekçesiyle Orta Asya ülkelerinde askeri üsler açmak istemesi ise Rusya'yı rahatsız etmektedir.

Diğer yandan, her iki tarafın güvenlik çıkarlarının sağlanması prensibine dayanan diyaloglar geliştirilmektedir. Mayıs 2003'te imzalanmış olan ‘Stratejik Taarruz Potansiyellerinin Kısılması Hususundaki Anlaşma’ ve ‘Moskova Deklarasyonu’ bu anlamda önemli perspektifler açmıştır. Uluslararası güvenliğin sağlanması ve kitle imha silahlarının yayılması ve uluslararası terör gibi kilit sorunlarla ilgili ortak aktif çalışmalar sürdürülmektedir.

Mevcut enerji kaynaklarıyla dış ilişkilerine yön veren Rusya, buzulların erimesinden sonra ortaya çıkacak enerji kaynaklarının paylaşımı konusunda ise kendisi gibi Kuzey Kutbu ülkesi statüsünde olan ABD, Kanada, Danimarka ve Norveç ile birlikte, Mayıs 2008'te bir anlaşma imzalamış ve daha önce koyulmuş kuralları teyit etmiştir. Son dönemde Kuzey Kutup Dairesi'nin kuzeyinde 90 milyar varillik petrol bulunduğu ve bölgenin dünyanın ortaya çıkarılmamış doğalgaz rezervlerinin 1/3'ünü barındırdığı belirtilmiştir.

Rusya'nın Dünya Ticaret Örgütü'ne katılma yönündeki çabaları sürmektedir. DTÖ tarafından 1990 yılının Mayıs ayında SSCB'ye verilen gözlemci statüsü, 1992 yılında Genel Tarife ve Ticaret Anlaşması'yla Rusya Federasyonu'na geçmiştir. Bu tarihten beri devam eden çalışmaların bugün geldiği noktada Rusya, Uluslararası Para Aklama Karşıtı Komisyon tarafından hazırlanan kara listeden çıkartılmış ve Dünya Ticaret Örgütü normlarına uygun pek çok kararı alarak uygulamaya koymuştur. 2002 yılından itibaren Rusya'nın statüsü, pazar ekonomisi ülkesi olarak kabul edilmiştir. 2012 yılında ise Rusya örgütün bünyesine katılmıştır.

Rusya'nın denizden sınır komşusu olan Japonya ile arasındaki Kuril Adaları sorunu İkinci Dünya Savaşı'ndan beri sürmektedir. Bu politik soruna rağmen, son yıllarda iki ülke arasında ekonomik alanda işbirliği olanakları gelişmiştir. Ocak 2003'te imzalanan "Rusya- Japonya Ortak Hareket Planı", Güney Doğu Asya Ülkeleri ve Kuzey ve Güney Kore ile ilişkiler açısından stratejik önem taşımaktadır.

Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinin hemen hemen hepsinin en önemli ticari ortağı olan Rusya Federasyonu, bu ülkelerin bazıları ile sıkıntılı ilişkiler yaşamaktadır. Son yıllarda Ukrayna ile gaz alışverişi konusunda problemler yaşanmıştır. Ukrayna topraklarındaki boru hatlarından yılda 390 milyar metreküp gaz taşınabilmektedir. Bu gazın yaklaşık 90 milyar metreküpü Ukrayna tarafından kullanılmakta, kalan 300 milyar metreküp gaz bu güzergâhtan batıya taşınarak, Doğu Avrupa ülkelerine, Almanya’ya ve Türkiye'ye gelmektedir. Rusya'nın Ukrayna'ya giden doğalgazın fiyatını yükseltmesi ve iki ülke arasında gaz konusundaki borç-alacak konusunun netleştirilememesi zaman zaman gerginliği arttırmaktadır. Rusya'nın önlem olarak Ukrayna'ya giden gazı kesmesi Rus enerjisinden Ukrayna üzerinden geçen boru hatları ile faydalanan Avrupa Birliği ülkelerini de etkilemektedir. 2007 yılında Ukrayna'nın doğal gaz borcunu ödeyememesi üzerine tekrarlanan kriz, 2008 yılının Mart ayında Rusya'nın Ukrayna'ya satılan doğal gaz miktarını düşürmesi ile sonuçlanmıştır. Rusya ile Ukrayna arasında sorun yaratan bir diğer konu da Sivastopol'dür. Rusya'nın önem verdiği Kırım Yarımadası, SSCB'nin dağılmasıyla Ukrayna topraklarında kalmıştır. 1997 yılında Ukrayna ve Rusya arasındaki görüşmeler sonuç vermiş ve Kırım'da bulunan Sivastopol limanı 20 seneliğine Rusya'ya kiralanmıştır. Böylelikle Rus Karadeniz filosu burada konuşlanmaya başlamıştır. Karadeniz'in stratejik öneminin arttığı ve iki ülkenin fikir ayrılığına düştüğü dönemlerde bu askeri üssün kullanımı problem yaratmaktadır.

Rusya-Türkiye İlişkileri
Türkiye ve Rusya 500 yılı aşkın bir süredir siyasi, ticari ve beşeri ilişkiler çerçevesinde işbirliği içerisindedir.

Kurtuluş Savaşı yıllarında Sovyetler Birliği yeni kurulmakta olan Türkiye Cumhuriyeti'ne hem maddi hem manevi destek vermiş ve iki ülke arasında 1930'lu yıllara dek sıcak ilişkiler kurulmuştur. Daha sonraki yıllarda daha çok diplomatik çerçevede süren ilişkiler, son SSCB Başkanı Mihail Gorbaçov'un açıklık ve yeniden yapılanma döneminde ivme kazanmış, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından ise çok hızlı bir şekilde gelişmiştir.

SSCB'nin dağılmasından hemen önce Rusya Federasyonu ile 1991 yılında ‘Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşmasının’ sonuçlandırılması ve ardından Türkiye'nin Rusya Federasyonu'nu tanıması ve 25 Mayıs 1992 tarihinde ‘Türkiye ile Rusya Federasyonu Arasındaki İlişkilerin Esasları Hakkında Anlaşma’nın imzalanması ile ilişkilerde yeni bir dönem başlamıştır.

İlk yıllarda, Rusya'nın serbest piyasa ekonomisine geçiş döneminde, ekonomik alandaki işbirliği "bavul ticareti" ile başlamıştır. Rusya'nın belki de ilk özel girişimcileri olarak adlandırılabilecek vatandaşları, Türkiye'ye gelerek buradan satın aldıkları ihtiyaç mallarını yolcu beraberinde götürüp ülkelerinde satmışlardır. 90'lı yılların sonuna doğru ticaret hacminin "yolcu beraberi" sınırlarını aşması, gümrük mevzuat ve uygulamalarının yeniden değerlendirilmesini gerektirmiş ve bu ticaret şekli gerilemiştir.

Türk tüketim mallarının Rusya pazarına hızla girmesinde oldukça faydası olan bu yakınlaşmanın yanı sıra, 1993 yılında Türk girişimcilerin Rusya'daki Turizm potansiyelini fark etmesi ve Rusya'dan Türkiye'nin turizm beldelerine uçak seferlerinin düzenlenmesi ikili ilişkilerdeki önemli bir alanın daha devreye girmesini sağlamıştır. Günümüzde, yılda 3 milyonun üzerinde Rus vatandaşı tatil amaçlı olarak Türkiye'ye gelmektedir. Türkiye'nin Rus vatandaşlarına vize uygulamaması, iki ülkenin birbirine yakın mesafede olması, Türkiye'deki ucuz ve yüksek nitelikli servis hizmetleri, iklim ve doğa koşulları Rus vatandaşları için Türkiye'yi cazip hale getirmektedir.

Bir diğer önemli alan Türk şirketlerinin Rusya Federasyonu'nda yaptıkları müteahhitlik hizmetleridir. Rusya'da 170'den fazla Türk inşaat firması başta Moskova ve Petersburg olmak üzere pek çok kent ve Federasyon'a bağlı cumhuriyetlerde işler yüklenmekte, çok önemli projeleri hayata geçirmektedir. Türk müteahhitleri tarafından Rusya’da şimdiye kadar üstlenilen işlerin toplam değerinin 40 milyar doları aştığı hesaplanmaktadır. İnşaat dışında Türkiye'nin Rusya'daki yatırım alanları elektrik, ağaç sanayi, hizmet sektörü, bankacılık, turizm, cam şişe ve yiyecek, içecek üretimi üzerinedir.

Halen ikinci ticaret ortağımız konumunda olan Rusya’yla ticaretimizde son 10 yılda 7 kat artış kaydedilmiştir. 2011 yılında 30 milyar dolar düzeyinde gerçekleşen ticaret hacmimiz 2012’de 33,3 milyar dolara ulaşmıştır. İkili ticaretin önümüzdeki dönemde 100 milyar dolara çıkarılması hedeflenmektedir.

Rus Sberbank’ın 2012 sonlarında 3,6 milyar dolar karşılığında Denizbank’ı satın alması Rusya’nın Türkiye ekonomisine duyduğunu güveni ortaya koymaktadır. Bunun dışında, ülkenin ikinci büyük petrol şirketi olan Lukoil'in, 10 yıllık bir süre içerisinde Türkiye’ye 400 milyon dolarlık yatırım planı bulunmaktadır. Ayrıca Akkuyu Nükleer Santrali projesiyle de Rusya’yla iş birliği yürütülmektedir. Toplam yatırım büyüklüğü 20 milyar doları aşan Akkuyu Nükleer Güç Santrali, ülkemizde bir kalemde yapılmış en büyük yatırım olacaktır.

İki ülke arasındaki işbirliğinin önemli bir alanı da enerjidir. Türkiye ilk kez 1984 yılında SSCB ile doğal gaz anlaşması yapmış ve 1987'den itibaren yılda 6 milyar m³ doğalgaz almaya başlanmıştır. Sonraki yıllarda doğal gaz ihtiyacının artması ve Rusya ile ilişkilerin iyileşmesi sebebiyle 1996'da Rusya Federasyonu ile ikinci doğal gaz anlaşması imzalanmıştır. Yılda 8 milyar m³ gaz alımını öngören anlaşmanın süresi 23 yıldır. Doğal gaz alanında gerçekleşmiş en büyük proje ‘Mavi Akım’ olarak adlandırılan anlaşmadır. Aralık 1997'de imzalanan bu anlaşmaya göre 25 yıl boyunca, Rusya'dan başlayıp Karadeniz'in altından geçecek bir boru hattı ile Türkiye'ye yılda 16 milyar m³ doğal gazın taşınması kararlaştırılmıştır. Mavi Akım Projesi'nin önemi, Rusya ile yapılan diğer anlaşmalardan farklı olarak, Türkiye'nin herhangi bir geçiş ülkesi ile muhatap olmadan, Rus doğal gazını alacak olmasıdır. 20 Ekim 2002'de Samsun'da yapılan bir törenle Ankara-Samsun hattı, yapımı tamamlanan Karadeniz'in altından geçen Mavi Akım hattıyla birleştirilmiştir.

Başlangıçta Rusya ve Türkiye arasındaki karşılıklı ticari çıkarların sonucunda ortaya çıkan mevcut doğal gaz ilişkisi, aslında iki ülkenin ticari ortaklıktan stratejik ortaklığı en kolay geçebileceği alandır. Rusya başta olmak üzere Avrasya bölgesindeki diğer ülkelerin yer altı zenginliklerinin başında gelen gaz potansiyeli ile Türkiye'nin jeopolitik konumu değerlendirildiğinde ve ayrıca; Azeri, Türkmen ve Kazak gazları da dikkate alındığında Rusya'nın projelerde yer alma eğilimine bakılarak bu stratejik ortaklığın olası çerçevesi çizilebilmektedir.

Bu bağlamda, ‘İkili İşbirliğinden Çok Boyutlu Ortaklığa’ adıyla da bilinen ‘Avrasya'da İşbirliği Eylem Planı’nın önemi ortaya çıkmaktadır. Kasım 2001'de imzalanan bu plan çerçevesinde Türkiye ile Rusya'nın sadece ikili işbirliğini sürdürmekle kalmayıp, ayrıca Avrasya coğrafyasında beraber çalışacakları öngörülmüştür.

Türkiye ile Rusya'ya ortak alanlarda işbirliği sağlayan bir diğer anlaşma da 1992 İstanbul Deklarasyonu ile hayata geçirilen Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) projesidir. Buna göre üye ülkeler Türkiye, Yunanistan, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Moldova, Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Romanya, Ermenistan, Gürcistan ve Sırbistan’ın birbirleriyle ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirerek, ülke potansiyellerini en iyi şekilde değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

İki ülke eğitim, bilim ve kültürel alanda da iyi ilişkiler içerisindedir. Rus-Türk kültür ilişkilerinin hukuksal temelini Temmuz 1994 tarihinde Rusya Federasyonu Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında imzalanan ‘Kültür Ve Bilim Alanında İşbirliği Anlaşması’ oluşturmaktadır. Başta Bolşoy Tiyatro, Beryozka Dans Topluluğu, Mariinskiy Tiyatrosu, Kızıl Ordu Korosu ve sirk toplulukları olmak üzere ünlü Rus sanat toplulukları, orkestraları ve solistleri Türkiye'de düzenli olarak sahne almaktadırlar. Türk sanatçıları da Rusya Federasyonu'nun çeşitli bölgelerinde konser ve etkinlikler düzenlemektedirler. 2007 yılında Türkiye'de kutlanan ‘Rusya Yılı’ çerçevesinde pek çok kültürel etkinlik düzenlenmiş, 2008 yılında ise Rusya'da ‘Türkiye Yılı’ olarak ilan edilmiştir. Nisan 2008'de başlayan etkinlikler tüm yıl boyunca sürmüştür.

Türkiye'de 10 üniversitede Rus dili ve edebiyatı ve mütercim tercümanlık bölümleri bulunmaktadır. Rusya Federasyonu'nda başta Moskova Devlet Üniversitesi, Rusya Bilimler Akademisi, Petersburg Devlet Üniversitesi ve Kazan Üniversitesi Türkoloji bölümleri olmak üzere, bu alanda dünya çapında araştırmaların yapıldığı pek çok yüksek eğitim kurumu vardır.

Ülkemizin Moskova’da Büyükelçiliği; St. Petersburg, Kazan ve Novorossisk’te muvazzaf Başkonsoloslukları ve Yekaterinburg’ta Fahri Konsolosluğu bulunmaktadır. Rusya Federasyonu’nun Ankara’da Büyükelçiliği; İstanbul, Antalya ve Trabzon’da muvazzaf Başkonsoloslukları; İzmir’de Fahri Konsolosluğu mevcuttur.