Manifest’OU Uluslararası Sanat ve Tasarım Sempozyumu’nun ikincisi, Tuzla Kampüsümüzde gerçekleşti. Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültemizin ev sahipliğinde düzenlenen sempozyum, “Gündelik Hayat: Sanat ve Tasarımda Gündelik Olanın Estetiği ve Politikası” teması etrafında üç gün boyunca hem fiziksel hem çevrimiçi platformlarda zengin içerikli oturumlara sahne oldu.
Toplam 18 oturumda 59 bildirinin sunulduğu sempozyumda 30 bildiri yüz yüze, 29 bildiri ise çevrimiçi olarak paylaşıldı. Ulusal ve uluslararası olmak üzere toplam 79 başvurunun alındığı sempozyumda, sanat ve tasarımın farklı disiplinlerinden katılımcılar; gündelik hayatın estetik, kültürel ve politik boyutlarını, sıradan nesnelerin ve mekânların sanatsal üretimdeki yerini, gündelik pratiklerin yaratıcı müdahalelerle nasıl dönüştürülebileceğini ve dijitalleşmenin gündelik deneyimler üzerindeki etkilerini tartıştı.
Sempozyumun açılış konuşmaları, Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Reşat Başar ve Rektörümüz ve sempozyumun Onursal Başkanı Prof. Dr. Güliz Muğan tarafından gerçekleştirildi. Sempozyumun ana konuşması, sanat tarihi, küratöryel çalışmalar ve güncel sanat alanındaki çalışmalarıyla tanınan akademisyen ve küratör Prof. Dr. Marcus Graf tarafından yapıldı.
Sempozyum kapsamında ayrıca, Müze Gazhane’de düzenlenen panellerde alanında önemli isimler bir araya geldi. “İstanbul’da Gündelik Hayatın İnşası: Mekân, Tasarım ve Temsil” başlıklı panelde Yüksek Mimar ve AURA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Kurtul Erkmen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı Kültür Varlıkları Projeler Müdürü Merve Gedik ve Meşher küratörü Şeyda Çetin konuşmacı olarak yer aldı.
“Gündeliğin Görsel Politikası: Feminizm, Hafıza ve Sanat” başlıklı ikinci panelde ise Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı kurucu üyelerinden Füsun Ertuğ, sanatçı Yasemin Özcan ve akademisyen, küratör Yıldız Öztürk katılımcılarla buluştu.
Manifest’OU 2. Uluslararası Sanat ve Tasarım Sempozyumu, gündelik hayatın sanat ve tasarım aracılığıyla nasıl görünür kılındığını, dönüştürüldüğünü ve yeniden yorumlandığını tartışmaya açarak disiplinlerarası diyalogların gelişmesine katkı sağladı. Üniversitemizin öncülüğünde düzenlenen sempozyum, akademisyenleri, sanatçıları ve tasarımcıları bir araya getirerek gündelik olanın taşıdığı estetik ve düşünsel potansiyellere odaklanan, yeni tartışma alanları oluşturdu.