Bölüm Başkanının Mesajı

MENU
Bölüm Başkanının Mesajı

Lojistik dünyada ve ülkemizde hızla gelişmekte olan bir sektördür. Lojistik, taşımacılığın yanı sıra depolama, dış ticaret, gümrük, paketleme, dağıtım gibi çok sayıda hizmetin entegre ve eşgüdümlü bir şekilde yapılmasını gerektirmektedir. Tekerleğin icadıyla başlayan, deve kervanları ile süren taşımacılık kavramı her geçen yüzyıl yeni bir boyut kazanmış, öncelikle askeri teşkilatlarda önemi anlaşılan lojistik, birçok uluslararası sefer ve savaşlarda gelişip daha sonra özel sektöre sıçrayan ve Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa başta olmak üzere güçlü kavramları, terminolojisi, sistemleri ve yöntemleri ile çok hızlı bir şekilde gelişen bir bilim dalı ve hizmet sektörü haline gelmiştir. Dünya ticaretinin giderek globalleştiği bu çağda, dolayısıyla bu bilim dalı ve sektördeki gelişmeler Türkiye'yi de yakından etkilemekte ve ilgilendirmektedir. Ancak ülkemizde lojistik ile ilgili tam bir kavram birliği ve standardizasyon olmadığı için, söz konusu etkiler kavram karmaşası yaratabilmektedir, yani lojistik kelimesi maalesef çoğu zaman gerçek anlamında kullanılmamaktadır. Bir kamyon işleten şirket, bir depocu, hatta bir eşya nakliyat şirketi de kendisini lojistik şirket olarak adlandırabilmektedir. Halbuki lojistik hizmet, içinde bir çok faaliyeti barındırır ve bu faaliyetleri entegre bir şekilde verebilen şirketlere Lojistik Hizmet Sağlayıcı veya Lojistik Şirketi denilebilir.

Etrafınıza baktığınızda ne kadar çok lojistik eylem yapılmakta olduğunu görebilirsiniz. Ekmek ve gazeteyi kapımıza getiren apartman görevlisi, ekmeği fırından, gazeteyi bayiden bakkala getiren araç, denizde giden bir petrol tankeri, balıklarını tutmuş ve sandalı ile onları pazara götüren bir balıkçı, mahallenin çöplerini almağa gelen belediyenin çöp kamyonu, bir yük treni, hepsi günlük yaşamımızın bir parçası ve görüntüsüdür. Bu eylemlere lojistik diyebilir miyiz? Hem evet, hem hayır. Eğer gazetenin basıldığı an ile bizim eve vardığı an arasındaki tüm eylemler organize ve entegre bir biçimde yapılıyorsa söz konusu eylemler lojistik kavramı içindedir. Bu eylemler birbirinden kopuk şekilde gerçekleşiyor ise durum sadece bir taşıma olarak nitelenebilir. Entegrasyonun sınırları lojistiğin sınırlarını oluşturur. Daha çok entegrasyon daha yüksek düzeyde uzmanlık ve bilgi teknolojisi gerektirir.

Özellikle, küreselleşen dünyamızda belirli fiyat dilimlerindeki ürünler arasındaki kalite farkı en aza inmiştir. Artık önemli olan hizmette fark yaratmaktır. Yani doğru ürünü, doğru miktarda, doğru koşullarda, doğru yerde, doğru zamanda, doğru maliyetle ve doğru müşteri için sunmak önemlidir. Bu performans düzeyi ancak işi lojistik olan şirketler tarafından başarılabilir. Dünyada üretim veya satış şirketlerinin çoğu lojistik faaliyetlerini hızla, dış kaynak kullanımı (outsourcing) kavramı altında, işi lojistik olan firmalara vermektedir.

Lojistik Yönetimi; "Müşteri isteklerini karşılamak üzere, hammaddenin başlangıç noktasından, ürünün tüketildiği son noktaya kadar olan ürünlerin, hizmetlerin ve bilgi akışının, en etkin ve verimli bir şekilde her iki yöne doğru hareketinin ve depolanmasının, planlandığı, uygulandığı ve kontrol edildiği tedarik zinciri süreci aşaması olarak tanımlanmaktadır (CSCMP, 2006).

Özetle lojistik, şirketlerin hatta tedarik zincirlerinin rekabet avantajı sağlamak için günümüzde ve gelecekteki en büyük önem arz eden hizmet alanlarından biridir. Böyle bir alanda öğrenim görmek ve uzmanlaşmak bence ayrıcalıktır.

Başarı dileklerimle.

Yrd. Doç. Dr. A. Murat Köseoğlu
Bölüm Başkanı Vekili