Haberler

Prof. Dr. Targan Ünal: “Eldeki verilere göre dolardaki artış sürecek”

06 Mart 2015

Üniversitemizin Finansal Riskleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Targan Ünal dolardaki yükselişi değerlendirdi: “TL’sındaki kötü performansın nedenleri bilinmekte, tartışılması gereken konu, gündemi oluşturan; “yurtiçi kaynaklı para politikasındaki belirsizliğin daha ne kadar sürdürüleceği”.

Bu belirsizlik, USD’deki değer kazancını hızlandırıyor. Bu saatte tartışılması gereken dövizde satış zamanı ne zaman başlayacak? Bu konuda fikir verecek bazı göstergeler var. Örneğin USD’nin ana birimler karşısındaki değerini ölçen dolar endeksi: DXY. 2014 yılının Haziran ayından Şubat 2015 sonuna kadar yani dokuz aylık artış : % 21, doların küresel çapta değer kazanmaya devam edeceğini gösteriyor. Ayrıca eldeki veriler de bu artışın süreceğini gösteriyor. Beklentilerin bir sonucu olarak da gelişen ülkelerin para birimlerindeki değer kayıpları da sürmekte. Yani bu durum bile ekonomilerin finans piyasalarını korkutmaya yeterli.

Aslında bu durum, Amerika’nın 2013 Mayıs ayında aldığı karar sonrası beklenen gelişmelerdi. Amerika, cari açığının finansmanını sağlamak için dolar basıp tahvil alarak bu şekilde dünya finans piyasalarında yarattığı parasal genişlemeyi, 2014 yılının ortasına kadar tahvil alımlarını azaltarak sonlandırmaya çalıştı. Amerikan bankalarının gelişmekte olan ülkelere aktarmış oldukları doları geri çağırmaya başlamaları, küresel mali piyasalarda satış baskısı yarattı. Yabancı fonların bu ülke ekonomilerinden kaçışı hızlandı, bu ülkelere sermaye girişi durakladı. En önemlisi, bu ülkelerin borsalarındaki yabancılar, hisse senetlerini satarak dolar almaya başladı. Bu durum, gelişmekte olan ülke ekonomilerinin merkez bankalarının piyasaya dolar sürmesine neden oldu.

Üstüne üstlük doların daha da değer kazanmasına neden olacak gelişmelerin beklentisi de var;

- Amerikan Merkez Bankası FED’in para daraltma kararı üzerine faiz oranlarının yükselmesi,

- Faiz artışının bir değer artışına da yansıyacağı beklentisiyle gelişen ülke kurlarının riski yerine Avrupa’ya göre hala çok yüksek faizli görünen Amerikan tahvillerine yönelme beklentisi,  

- Açıklanacak Amerikan istihdam verilerinin beklentilerin çok üstünde olma ihtimali

Açıkçası yurt dışı piyasalarda gözlemlenen değişimler, kısa dönemde Türk Lirası’nın lehine değil. Burada da ayrı bir gözlem var; değer kaybedenler arasında neden Türk Lirası önde? Bunun da nedenleri şöyle sıralanabilir:

  • Merkez Bankası’na yönelik tartışmalarda, doların içinde bulunduğu bu değer kazanma süreci hiç dikkate alınmadı. Bu durum da TL’nin üzerinde oluşan ciddi baskının sürmesine neden oldu.
  • Döviz kurunda dengesizlik sorunu, arz ve talebin ortaya çıkardığı oynamalardan kaynaklanıyor. Türkiye’nin döviz gelirleri içinde ihracat gelirleri, sağlam kaynaklara dayanıyor olsaydı Amerika’nın 2013 yılında aldığı karar, döviz kuru dengesini bu denli etkilemeyecekti, bu kadar kırılgan hale getirmeyecekti. Bu durum, özelikle son yılda uygulanan ihracat politikalarının ne denli dışla bağımlı üretildiğinin de bir göstergesi oldu.
  • Merkez Bankamız’ın döviz kuruna müdahale için döviz satım ihalelerindeki döviz satış rakamlarının çok düşük kalması, doların değer kaybının daha da çok hissedilmesine neden oldu, piyasayı sakinleştirmedi. Açıkçası küresel piyasalarda görülmeyen sakinleşme emarelerine, Merkez Bankası’ndan beklenen önemli adımın da gelmeyişi eklenince, beklentiler olumluya dönemedi.”