Azerbaycan

MENU
Azerbaycan

Resmi Adı:Azerbaycan Cumhuriyeti
Başkent: Bakü
Resmi Dili: Azerice (Azerbaycan Türkçesi)
Yönetim Şekli: Başkanlık Tipi Cumhuriyet
Nüfusu: 8 milyon 730 bin
Yüzölçümü: 86,600 km²
Büyük Şehirleri: Gyanja, Sumgait
İklimi: Karasal
Para Birimi: Manat
İnternet Alan Adı: az
Telefon Kodu: +994

Resmi Tatiller ve Bayramlar

  • 1 Ocak Yeni Yıl
  • 20 Ocak Şehitleri Anma Günü
  • 8 Mart Kadınlar Günü
  • 20-21 Mart Nevruz Bayramı
  • 9 Mayıs Zafer Bayramı
  • 28 Mayıs Cumhuriyet Bayramı
  • 15 Haziran Milli Kurtuluş Bayramı
  • 26 Haziran Silahlı Kuvvetler Bayramı
  • 18 Ekim Bağımsızlık Bayramı
  • 12 Kasım Anayasa Bayramı
  • 17 Kasım Milli Kalkınma Günü
  • 31 Aralık Dayanışma Bayramı
  • Kurban ve Ramazan Bayramı (1 Gün)

Coğrafi Konum
Azerbaycan Cumhuriyeti Kafkasya'nın güneydoğusunda bulunur. Azerbaycan Kafkasya'da en büyük nüfusa ve yüzölçümüne sahip ülkedir. Ülkenin yüzölçümü 86,6 bin km²'dir.

Azerbaycan kuzeyde Rusya, kuzeybatıda Gürcistan, batıda Ermenistan, güneyde İran, güneybatıda Türkiye ile komşudur. Ülkenin doğusunda Hazar Denizi bulunmaktadır. Ülke topraklarının yarısı Kafkas ve Talış dağları ve vadilerle kaplıdır.

İklim
Azerbaycan'ın büyük bölümü subtropikal iklim kuşağındadır. Ülkenin farklı bölümlerinde farklı iklim tipleri görülmektedir. Ülkede ortalama sıcaklık +15°C iken, dağlık kesimlerde ise bu rakam 0°C'ye düşmektedir. Haziran ayı ortalama sıcaklığı düz alanlarda +26°C olurken, dağlık bölgelerde +5°C civarındadır. Ocak ayı sıcaklıkları ise ortalama +3°C ile -10°C arasındadır.

Kış ayları ülkenin yüksek kesimlerinde kar yağışlı geçerken, Hazar çevresinde yağmur görülür. Yazın hava kuru ve sıcaktır.

Nüfus
2008 verilerine göre Azerbaycan'da 8 milyon 730 bin kişi yaşamaktadır. Nüfusun % 90'ını Azeriler oluştururken, % 2,2'sini Lazlar, 1,6'sını Ruslar, 1,2'si Ermeniler oluşturur. Avarlar ve Talişler nüfusun yaklaşık % 2'sini oluştururken, ülkedeki Türk nüfusu da giderek artmaktadır. Nüfusun % 51,7'si şehirlerde, % 48,3'ü ise kırsal alanlarda yaşamaktadır. Kadınlar nüfusun % 51'ini, erkekler ise % 49'unu oluşturmaktadır. Azerbaycan'da ortalama yaş 32'dir.

Nüfusun % 23'ü 15 yaş altı çocuklardan, % 70'i 15-64 yaş arası kişilerden, % 7'si 65 yaş üstü kişilerden meydana gelmektedir. Genç nüfusu fazla olan ülkede, 14-29 yaş arası gençler nüfusun % 31,2'sini teşkil etmektedir. Ülkede ortalama yaşam süresi ise 72,4'tür.
Kentleşme ve sosyal değişime karşın ülkede yakın akrabalık ilişkileri korunmuştur. Bu da toplum, iş ve politik hayatta önemli rol oynamaktadır.

Ülkenin resmi dili Azericedir. Altay dil ailesi, Oğuz grubundan olan Azerice, Türkiye Türkçesine yakın bir dildir. Ülkede Rus dilinin rolü 1990'lardan itibaren azalmaya başlamıştır.

Azerbaycan halkının % 98'i Müslüman'dır. Müslümanların çoğunluğu Şii iken, % 30'luk pay ise Sünni'dir. Halkın geri kalanı ise Ortodoks’tur.

İdari Bölümler
Azerbaycan 59 idari bölge, 11 şehirden oluşmuştur. Ayrıca sınırları içinde özerk ir bölge olan Nahçıvan bulunmaktadır. Azerbaycan'a bağlı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin kendi yönetimi, parlamentosu ve anayasası vardır. Nahçıvan'ın nüfusu yaklaşık 380 bindir; Türkiye ile on üç kilometrelik sınırı bulunmaktadır.

Bakü ülkenin başkentidir. Ülkenin bilim-teknik ve sanayi merkezidir. Hazar Denizi'ne kıyısı bulunan başkent, aynı zamanda bir liman kentidir. 2 milyonu aşan nüfusu olan şehir, ülkenin doğusunda yer almaktadır. Modern mimarinin örnekleriyle süslenmiş Bakü'de çok sayıda da kültür merkezi, tiyatro, müze ve alışveriş merkezleri vardır.

Azerbaycan'ın diğer büyük şehirleri arasında Gyanja'nın nüfusu 294 bin, Sumgait'in ise 279 bindir.

Devlet Yönetimi
1991'de bağımsızlığın ilan edilmesinden sonra, 1995 yılında kabul edilen anayasaya göre Azerbaycan başkanlık tipi cumhuriyet ile yönetilmektedir. Devletin başı beş yılda bir seçimle belirlenen devlet başkanıdır ve ancak iki dönem görevinde kalabilmektedir.

15 Ekim 2003'den itibaren bu görevde İlham Aliyev bulunmaktadır. Cumhurbaşkanı hem devletin hem hükümetin başıdır.

Ülkenin yasa yapan organı Milli Meclis adındaki parlamentodur. Beş yılda bir yapılan seçimlerle belirlenen parlamentoda 125 milletvekili görev yapmaktadır.

Ülkede yürütme yetkisi devlet başkanındadır. Bakanlar kurulu ise Milli Meclis'in onayı ile devlet başkanı tarafından atanmaktadır. Başbakan, bakanların uyumlu çalışmasını sağlamakla yükümlüdür.

Ülkede yargı gücü olarak yerel mahkemeler, Yüksek Mahkeme ve Anayasa Mahkemesi bulunmaktadır. Yüksek mahkeme üyeleri 5 yılda bir parlamento tarafından seçilmektedir.

Ekonomik Durum
Zengin petrol ve doğal gaz kaynakları olan Azerbaycan, tarıma uygun iklim ve doğal ortamıyla Kafkasya'nın en büyük ekonomik potansiyeline sahip ülkedir.

SSCB'nin dağılmasıyla, Birlik içindeki 70 yıllık pazar payını kaybeden Azerbaycan, ekonomide üretim ve planlama zorluğu çekmiştir. Ekonomik problemlere Ermenistan'la yaşanan Karabağ Savaşı da eklenince, bağımsızlığın ilk dört yılı ülkede herhangi bir gelişme yaşanamamıştır. 1994 yılında ateşkes ilan edilmesinin ardından ekonomik reformlar uygulanmaya başlanmıştır.

Öncelikle petrol sanayi yabancı sermayeye açılmış, Batılı yatırımcılar Azerbaycan'ın mevcut petrol ve doğal gaz işletmelerini revize etmiş ve yenilerini ülke ekonomisine kazandırmışlardır.

Pazar ekonomisine geçişin hızlandığı 1995-98 yılları arasında özelleştirme programları uygulanmıştır. Bu program çerçevesinde küçük ve orta ölçekli işletmelerin özelleştirilmesi ve faaliyetlerine devam edebilmesi için gerekli vergi reformları ve yasal düzenlemeler yapılmıştır. Günümüzde hizmet sektörü ve perakende ticaretinin önemli bir bölümü özelleştirilmiştir. Büyük sanayi işletmelerinde de özelleştirmeler başlamıştır.

Ekonomideki en önemli adımlardan biri de 1995'te yapılan toprak reformudur. Buna göre Sovyetler Birliği zamanından kalan devlet çiftlikleri ve kolektif çiftlikler özelleştirilmiş böylelikle tarım üretimi ciddi bir şekilde artış göstermiştir. Azerbaycan, ülkenin iklim ve doğal koşullarının son derece uygun olmasına rağmen, SSCB'nin dağılmasının ardından merkezi planlama ve uygulama desteğinin ortadan kalktığı ilk yıllarda, makine ve ekipman yokluğu çekmiş, kaliteli tohum, gübre ve zirai ilaçlama konularında sıkıntı yaşamıştır. Toprak reformunun ardından tarımda iyileştirme çalışmalarıyla bu sorunların üstesinden gelinmiştir. Tarım ekonomisinde 1999 yılında yapılan düzenlemeyle çiftçilere ürünlerini satarken beş yıl süresince vergi ve satışta kolaylıklar sağlanmış, yakıt yardımı yapılmıştır. Ülke ekonomisinin petrol ve doğalgazdan sonra en önemli gelir kaynağı tarımdır. Ülke topraklarının % 46'sı tarım alanı, bu alanların yarısı da otlaktır. Ülkede en fazla tahıl ürünleri, pamuk, tütün, çay, hurma, nar ve üzüm yetiştirilmektedir. Ayrıca ipek üretimi de yapılmaktadır. Hazar Denizi'nde avlanan mersin balığının yumurtası da dünyanın en ünlü havyarlarındandır.

Petrol ülke ekonomisinde en önemli alanı teşkil etmektedir. Petrol, Gayri Safi Milli Hasılanın % 58'ini oluşturmaktadır. Son yıllarda benzin ve dizel yakıtların üretimleri artırılmıştır. Bu ürünlerin özellikle Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerine ihracı yapılmaktadır.

Azerbaycan yabancı işletmeler konusunda BDT ülkeleri arasında lider konumda bulunmaktadır. Yabancı işletmelerin % 50'si makine yapım, gıda sanayi ve hizmet sektöründe bulunmaktadır.

Doğalgaz üreten ve ihraç eden Azerbaycan'ın doğalgaz rezervi 2 trilyon metre küpün üzerindedir. Ülkede 1130 km. ham petrol taşımak için, 630 km. petrol ürünleri, 1240 km. ise gaz ürünlerinin taşınması için boru hattı bulunmaktadır. Özellikle Gürcistan Batum Limanı yoluyla ihraç yapılmaktadır.

Azerbaycan, Avrupa ve Asya arasında stratejik bir konumda bulunmaktadır. Tarihi İpek Yolunu canlandırmak için 1998 yılında Avrupa-Asya Ulaşım Koridoru Zirve Toplantısı Bakü'de yapılmıştır. Zirveye katılan on iki ülke, Avrupa'dan başlayıp Çin Halk Cumhuriyeti'ne dek uzanacak ulaşım projesini kabul etmiştir. Proje, 8 numaralı Avrupa Trafik Koridoru ile bağlantılı olmasının yanı sıra, deniz ulaşımını da içermektedir.

Son dönemlerde Rusya ve Ukrayna ile olan ticaret hacmi azalırken, Türkiye, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri ile olan ticaret ise artmıştır.

Azerbaycan'ın en büyük ticaret ortakları Türkiye, Rusya, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkmenistan, Almanya, Ukrayna, Gürcistan, Kazakistan ve Amerika'dır.

2008 rakamlarına göre Azerbaycan'ın en fazla ithalat yaptığı ülkeler sırasıyla; Rusya, Türkiye, Almanya ve Çin'dir. Azerbaycan ihracatında ise ilk sırayı ABD, İsrail, Rusya ve İran almaktadır.

2008 yılı verilerine göre ülkede kişi başı Gayri Safi Yurtiçi Hasıla 6 bin dolardır. Ülke nüfusunun % 14'ü tarım ekonomisinde çalışırken, % 46'sı sanayide, % 40'ı hizmet sektöründe yer almaktadır. Ülkede yaşayan nüfusun üçte biri ise fakirlik sınırının altındadır.

Ülkenin para birimi Manat'tır.

Eğitim
1992 yılında kabul edilen ‘Azerbaycan Eğitim Kanunu’ yükseköğretim kurumlarına bir takım kolaylıklar sağlamıştır. Yükseköğretim kurumları bu yasayla özerk statüye kavuşmuş, finansman ve yönetim konularında serbest kalmışlardır.

Azerbaycan'da altı yaşında başlayan ilköğretim zorunludur. Günümüzde, Azerbaycan'da 50 yükseköğretim kurumu, 100 bini aşkın üniversite öğrencisi bulunmaktadır. Önde gelen yükseköğretim kurumları Azerbaycan Devlet Üniversitesi, Petro-Kimya Enstitüsü, Azerbaycan Teknik Üniversitesi, Azerbaycan Diller Üniversitesi, Azerbaycan Tıp Üniversitesi, Azerbaycan Pedagoji Üniversitesi ve İktisat Üniversitesi'dir.

Son dönemlerde ülkede uluslararası üniversiteler de açılmaktadır. Bunlardan biri olan Hazar Üniversitesi İngilizce eğitim vermektedir. 1993 yılında kurulan Kafkas Üniversitesi'nin eğitim dili ise Türkçe, Azerice ve İngilizcedir. Yükseköğretim kurumlarının çoğu Bakü'de bulunmaktadır.

Azerbaycan'da ayrıca çok sayıda kültür merkezi bulunmaktadır. Ülkedeki en büyük kütüphane Ahundov Devlet Kütüphanesi'dir. Ulusal Arşiv'de ise çok sayıda doküman ve değerli el yazmaları bulunmaktadır.

Dış İlişkiler
18 Ekim 1991'de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan'ın dış ilişkilerini belirlemesinde iki konu etken olmuştur. Bunların ilki, sahip olduğu zengin enerji kaynaklarının uygun koşullarda işletilerek dış pazarlara taşınmasıdır. Diğeri ise ateşkese rağmen çözülemeyen Dağlık Karabağ sorunudur.

Bu çerçevede dış politika stratejisi belirlenirken, ülkenin jeopolitik öneme sahip konumu göz önünde bulundurulmuş, doğal zenginlikler kullanılarak ekonominin tüm sektörlerde gelişmesi hedeflenmiştir. Böylelikle çok yönlü dış politikaya yönelen Azerbaycan, BDT ülkeleri, Avrupa devletleri, ABD ve Afrika ülkeleriyle ilişkilerini geliştirilme yönünde politika izlemiştir. 1992'de Uluslararası Para Fonu, Dünya Bankası ve Uluslararası Kalkınma Örgütü'ne üye olmuştur. Komşu Müslüman ülkeler ve İran ile ilişkileri ülke dış politikasında önemli bir yer tutmaktadır.

İşlenmekte olan enerji kaynaklarının dış politikada etken olmasının yanı sıra yakın gelecekte çıkartılması öngörülen kaynaklar da Azerbaycan'ın uluslararası ilişkilerinde belirleyici rol oynamaktadır. ABD Dışişleri Bakanlığı raporlarına göre, Hazar'da henüz keşfedilmemiş en az 163 milyar varil petrol bulunmaktadır. Hazar Denizi'nin kullanım hakları çerçevesinde bu rezervden hak alacak ülkeler sırasıyla Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Rusya ve İran'dır. Bu bölgedeki petrolün paylaşımı konusunda özellikle Rusya ve Azerbaycan arasında anlaşmazlık yaşanmaktadır. Hazar Denizi ise her dönemde ABD'nin ilgi odağında olmuş ve 20 Eylül 1994'te ABD ve Azerbaycan arasında bu konuda ilk anlaşma imzalanmıştır. ABD bu yolla bölgede gücünü artırmak isterken, aynı zamanda Hazar petrolünün Bakü-Ceyhan boru hattı ile Batıya ulaşmasını amaçlamaktadır.

Karabağ sorununda ise Ermenistan'la olan uyuşmazlığı Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde, uluslararası hukuk anlayışına uygun barışçıl yöntemlerle çözme yolu seçilmiştir. NATO ile ilişkilerini sıcak tutan Azerbaycan, 1992'den beri Birleşmiş Milletlere üyedir.

Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi başta olmak üzere tüm uluslararası ve bölgesel teşkilatlara katılmak dış politika hedefleri içindedir. 1995'de AB Ortaklığı İşbirliği Anlaşması'nı imzalamıştır.

Rusya ile ilişkiler Azerbaycan dış politikasında önemli yer tutarken, "Dağlık Karabağ Sorunu" yüzünden, iki ülke arasında zaman zaman gerginlik yaşanmaktadır. Dağlık Karabağ sorunu, 1980'lerin ikinci yarısında SSCB'nin dağılma sürecine girdiği dönemde gündeme gelmiştir. Uluslararası hukuka göre Azerbaycan sınırları içerisinde bulunan Dağlık Karabağ bölgesinde, Ermeni nüfusun fazla olduğunu gerekçe gösteren Ermenistan'ın, bu bölgede hak iddia etmesiyle başlamıştır. 1988 yılında başlayan gerginlik 1992-1994 yılları arasında çatışmaya dönüşmüştür. Bu bölge etrafında 7 vilayet Ermenistan işgali altına girmiş, çok sayıda sivil hayatını kaybetmiş ve yaklaşık bir milyon Azeri bu bölgeden göç etmiştir. Yapılan görüşmeler sonrasında 1994'te ateşkes sağlanmıştır. Dağlık Karabağ sorununun çözümünde Rusya, taraf olma hakkını, Kafkasya ve Orta Asya politikaları açısından Ermenistan'dan yana kullanmıştır.

Ateşkes sonrasında Dağlık Karabağ sorununun çözümü için ABD, Rusya ve Fransa'nın önderliğinde 1992 yılında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı tarafından Minsk Grubu adı altında bir heyet kurulmuş ve kalıcı barışın sağlanması için görüşmeler başlatılmıştır. Dönemsel toplantılar yapan AGİT - Minsk Grubunun, Haziran 2008'te gerçekleştirdiği görüşmelerde müzakerelerin yoğunlaştırılması kararı alınmıştır.

Azerbaycan-Türkiye İlişkileri
Türkiye ile Azerbaycan'ın yakınlaşması salt komşuluk ilişkilerinden ötedir. İki ülke arasında çok yönlü olarak gelişen işbirliği, elverişli fırsatlar, ayrıcalıklar ve daha da önemlisi dil ve kültürel açıdan birbirine yakın iki ülke halklarının istek ve yönelimlerinden güç almıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra1991'de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan'ı ilk tanıyan ülke Türkiye olmuştur.

Doğu ile Batı devletleri arasında entegrasyonu kolaylaştırmak amacıyla düşünülen Büyük İpek Yolu projesi çerçevesinde planlanan, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı, Avrasya coğrafyasında ticari ve kültürel bağları geliştirmeye hizmet etmesi ve söz konusu ülkeler arasında insan ve yük taşımacılığını kolaylaştırması açısından son derece önemlidir. 2010 yılında bitirilmesi planlanan bu hattın, Türkiye'de inşa edilen Marmaray projesine bağlanmasının planlanması ile Avrupa'dan Çin'e kesintisiz ulaşım hedeflenmektedir.

Hazar denizinin altına döşenecek boru hattı ile inşa edilmesi planlanan Trans Hazar Boru Hattı ve artık çalışmakta olan Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı (BTC), iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin temelini oluşturmaktadır. İkili ilişkilerden öte bölgesel işbirliğinin somut bir kanıtı olan boru hattı ile Azerbaycan'dan gelen petrolün Gürcistan üzerinden Türkiye'ye taşınması sağlanmaktadır. Açılışı Mayıs 2005'te yapılmış, 2006 yılında ilk petrol Ceyhan'a varmıştır. BTC ile Azerbaycan Avrupa pazarına daha kısa yolla ulaşmayı hedeflemektedir. 2010 yılında günde 3,7 milyon varil petrol üretimine ulaşılacağı tahmin edilmektedir. 2008 yılında 245 milyon varil yükleme gerçekleşmiş, Türkiye 1,3 milyar dolar gelir elde etmiştir. BTC 50 milyon ton petrolü dünya pazarlarına ulaştırma kapasitesine sahiptir. Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru hattı, hiç şüphesiz sadece ekonomik değil siyasi açıdan da çok önemlidir. Türkiye ve Azerbaycan arasında gelişen stratejik işbirliğinin derinleşmesi, bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerin ve enerji tekelini oluşturan devletlerarasındaki dengelerin sağlanmasına zemin hazırlamaktadır.

Azerbaycan, ticaretin yanı sıra yatırım alanında da Türk girişimcilerinin tercih etiği bir ülkedir. 1992 yılından itibaren birçok Türk şirketi Azerbaycan'da ortak işletme kurmuş, şube veya temsilcilik açmıştır. Türk yatırımcılar daha çok petrol sanayi alanları, inşaat, telekomünikasyon, bankacılık, taşımacılık ve otomotiv alanlarında faaliyet göstermektedir. Ayrıca, resmi verilere göre hizmet ve ticaret sektöründe 100'ün üzerinde Türk şirketi Azerbaycan'da faaliyet göstermektedir.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dış ticaret hacmi ise yaklaşık 219,7 milyon dolar ile Rusya ve ABD'nin ardından üçüncü konumdadır. Türkiye'den ithal edilen malların başında sebze-meyve, makineler, motorlu kara taşıtları, mobilya, tuz, kükürt, çimento ön sıralarda yer almaktadır. Petrol ve ürünleri, alüminyum ve plastikler Türkiye'ye ihraç edilen malların başında gelmektedir.

İki ülke arasında ilişkiler, ekonomi ve ticaretin yanı sıra, eğitim ve kültür alanında da ileri düzeydedir. Çok sayıda Azeri öğrenci Türk okullarında öğrenim görmekte, diplomat adayları Türk Dışişleri Bakanlığı'nda eğitim almaktadırlar.

Kiril alfabesinden Latin harflerine geçen Azerbaycan'daki okullar için kitapların bir kısmı Türkiye'de hazırlamaktadır. Türk iştiraki ile kurulan Kafkas Üniversitesi 4 fakülte, 20 bölümle hizmet vermektedir. Azerbaycan'da ayrıca Türkiye'nin yardımı ile açılmış ortaokul ve liseler de bulunmaktadır. Yurt dışında eğitim görmek isteyen Türk öğrencilerin bir kısmı, özellikle yabancı dil problemi ile karşılaşmadıkları için Azerbaycan üniversitelerini tercih etmektedir.

Türkiye ve Azerbaycan arasında ticaretten eğitime, bilimden askeri alana kadar çok sayıda anlaşma imzalanmıştır.

Azerbaycan'ın Ankara'da Büyükelçiliği; İstanbul ve Kars’ta Başkonsoloslukları bulunurken, Türkiye ise Bakü Büyükelçiliği ve Nahçıvan Başkonsolosluğu ile temsil edilmektedir.